Yazılar

YILKODER Yön. Krl. Başkanı Engin Ayçiçek: Sadece Dış Yıldırımlık Sistemi Yeterli Değil

Yıldırımdan korunma sistemlerinin bir bütün olarak düşünülmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırımdan Korunma ve Topraklama Derneği (YILKODER) Başkanı Engin Ayçiçek, söz konusu yapının 4 kademeden oluştuğun unutulmaması gerektiğine vurgu yapıyor. Kademeleri dış yıldırımlık sistemi, iç yıldırımlık sistemi, eş potansiyel sistem ve topraklama sistemi olarak sıralayan Ayçiçek, “Tüm bu sistemler birbirleri ile entegreli çalışmak zorundadır. Örneğin bir yapıda dış yıldırımlık sistemi var ama iç yıldırımlık sistemi yok ise o yapıda yer alan tüm elektronik cihazlar tehdit altındadır. Ülkemizde bu alanda yapılan en büyük yanlışlardan birisi de yıldırımdan korunmanın yalnızca dış yıldırımlık sistemlerinden oluştuğunun sanılmasıdır” diyor.

YILKODER, yıldırımdan korunma ve topraklama konusunda bilgi ve bilinç eksikliğini gidermeye çalışmak, kendi sektöründe gelişmiş ülkelerdeki benzerlerinden örnekler alarak kaliteyi artırmak ve sektörde standardizasyon oluşturmak hedefiyle 1 Şubat 2007 tarihinde kuruldu. Derneğimizin kuruluş amaçları; yıldırımdan korunma ve topraklama sanayine hizmet eden, imalatında çalışan gerçek şahısları ve işadamlarını bir araya getirerek sektörün her alanındaki sorunlarına ortak çözümler aramak, tüm bileşenlerle dayanışmayı sağlamak, yıldırımdan korunma ve topraklama sanayinin gelişmesi, üretimde kalite ve verimliliğin artması, sektörün dış pazarlardaki rekabet ortamına uyum sağlaması için ortak girişimlerde bulunmak, sektörde çalışanlar arasında iletişimi ve bilgi akışını artırmak, teknik yeniliklerden üyelerini haberdar etmek, araştırma ve geliştirmeyi teşvik ederek Türk yıldırımdan korunma ve topraklama sanayinin kalkınmasına hizmet etmek, ulusal ve uluslararası merciler önünde imkanlarını ve sorunlarını dile getirmek, amaçlarına paralel aktivitelere yönelik üst organizasyonlarda yer almak, diğer sektörleri temsil eden dernek ve benzeri kuruluşlarla dayanışma halinde Türk sanayinin ilerlemesinde pay sahibi olmaktır. YILKODER, sektörün faaliyetlerini ayrı ayrı şirketler olarak yürütmek yerine ortak bir sinerji ile yürütmenin önemini savunmakta; kurallara uygun ve adil rekabetin yıldırımdan korunma ve topraklama sektöründe uygulanması için ortak hareket edilmesinin zeminini hazırlamaktadır. Böylece, kollektif yardımlaşmanın ilerleyeceğine, üye şirketler arasındaki kişisel ilişkiler ve dostlukların pekişeceğine inanmaktadır.

Yıldırımdan korunma sistemleri hangi bileşenlerden oluşur? Bunların kalitesi ve standartlara uygunluğu ne kadar önemlidir?
Yıldırımdan korunma sistemleri; temel olarak, yıldırım darbesini üzerine çekecek olan korunma sistemi temel elemanları (paratoner başlığı, yakalama çubuğu, gergi teli); yıldırım darbesini belirlemiş olduğumuz hat üzerinden toprağa iletecek olan iletken sistemi, bu iletken sistemini taşımamızda yardımcı olarak bağlantı ekipmanları ve iletken vasıtasıyla taşımış olduğumuz darbeyi toprakta sönümlendirmemizi sağlayacak topraklama sistem ekipmanlarından oluşmaktadır. Yıldırım darbesi, insanların can ve mal güvenliğini tehdit eden ve sonuçları çok ağır olan bir doğa olayıdır. Bu nedenle, yıldırımdan korunma sistemlerinin yanlış kurulması geri dönülemez felaketler ile sonuçlanır. Tüm bu sistem elemanlarının kalitesi ve standartlara uygunluğu son derece önem arz etmektedir Sistemlerin TSE EN 62305-1-2-3-4, NFC 17 102 ve EN 50164 standartlarına uygun olarak dizayn edilmesi ve denetlenmesi büyük önem taşımaktadır. Örneğin; hatalı üretilen bir kroşenin arasına yağmur damlası kaçarsa yıldırım düşmesiyle birlikte büyük bir deşarj oluşmakta ve kroşeden çıkan kıvılcımlarla yangın riski doğmaktadır. Bir başka örnek verecek olursak; korozyona dayanıklılığı zayıf topraklama ekipmanlarının kullanılması sonucunda topraklama sistemimizin hedef direnci kısa zamanda yükselecek ve kurmuş olduğumuz sistem görevini yerine getiremeyecek duruma gelecektir. Bu örneklerin sayısı çoğaltılabilir. Sonuç olarak özetlenecek olursa standartların bu sektördeki önemi tartışılmayacak tek konudur.

Mevcut, Yıldırımdan Korunma Yönetmeliği’ni ve Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği’ni yeterli buluyor musunuz? Sizce bu yönetmeliklere yeterince uyuluyor mu?
Yönetmeliğin yeterli olup olmadığını değerlendirme aşamasından evvel belirtilmesinin gerekli olduğunu düşündüğümüz bir nokta var ki o da yönetmeliğin ne denli anlaşılabilir ve pratik olduğudur. Mevcut Topraklama Yönetmeliği, aranılan bilgiye ulaşabilmek için pratik hazırlanmış bir yönetmelik değildir. Uygulayıcı teknik ekip dahi zaman zaman uygulamayı anlayabilmekte zorluk yaşayabilmektedir. Olması gereken doğru bilgiyi en dolaysız ve pratik yoldan aktaran bir yönetmelik haline gelmesi için bazı değişiklikler yapılmasıdır. Yıldırımdan Korunma Yönetmeliği ise taslak olarak hazırlanmışsa da yayınlanmamıştır. Yıldırımdan korunma konusu Bayındırlık Bakanlığı Elektrik İşleri Teknik Şartnamesi Ek-5’te incelenmiştir. Ancak, bu mevzuat yeterli değildir. Ülkemizde bu konuda mevzuat boşluğu olduğu çok açıktır. Bu boşluğun giderilmesi için derneğimiz, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, bakanlıklar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışmalar yürüterek uluslararası standartlara uygun yönetmelik taslakları hazırlamayı amaçlamaktadır. Oluşturulacak yönetmelik taslaklarının bilim adamlarına, üreticilere, tasarım ve taahhüt şirketlerine ve mühendislere ulaşması, konunun kamuoyunda bütün yönleriyle müzakere edilmesini sağlamak üzere geniş katılımlı bir tanıtım ve tartışma seminerlerinin düzenlenmesi de derneğimizin hedeflerindendir.

Yıldırımdan korunma ve topraklama sistemlerini oluştururken nelere dikkat edilmelidir? Bu konularda en çok yapılan yanlışlar nelerdir?
Yıldırımdan korunma sistemleri dizayn edilirken dikkat edilmesi gereken, doğru yapıya doğru sistemin doğru mühendislik hesapları yapılarak kurulmasıdır. Yıldırımdan korunma sistemlerinde mühendislik hesapları ve tecrübeler doğrultusunda doğru sistemlerin kurulmasına karar verilmesi oldukça önemlidir. Bir sistem kurulmadan önce yapının özellikleri, korunma seviyesi, çevresindeki toprak alanın özgül direnci, yapının fiziksel ve jeopolitik konumu göz önüne alınmalıdır. Ayrıca yıldırımdan korunma sistemleri bir bütün olarak düşünülmelidir ve 4 kademeden oluştuğu unutulmamalıdır. Dış yıldırımlık sistemi, iç yıldırımlık sistemi, eş potansiyel sistem ve topraklama sistemi tamamlanmadan bir yapı tam anlamıyla yıldırımdan korunamaz. Tüm bu sistemler birbirleri ile entegreli çalışmak zorundadır. Örneğin bir yapıda dış yıldırımlık sistemi var ama iç yıldırımlık sistemi yok ise o yapıda yer alan tüm elektronik cihazlar tehdit altındadır. Ülkemizde bu alanda yapılan en büyük yanlışlardan birisi de yıldırımdan korunmanın yalnızca dış yıldırımlık sistemlerinden oluştuğunun sanılmasıdır. Bu konuda teknik bilgiye sahip kişilerin sektörde yapılan yanlışları düzeltmek adına bilgilendirme seminerleri yapmaları oldukça önemlidir. Kısaca yıldırımdan korunma sistemleri işinde uzman olan mühendisler tarafından kurulması gereken sistemlerdir.

YILKODER’in yürüttüğü eğitim faaliyetleri hakkında açıklama yapar mısınız?
Derneklerce yürütülen eğitim faaliyetleri, genelde lokal yapıda kalmakta ve derneğin merkezinin bulunduğu il sınırları içinde organize edilmektedir. Bunu göz önünde bulundurarak son genel kurulumuzda YILKODER Akademi çatısı altında bir yapılanmaya gidilmesine karar verilmiştir. YILKODER Akademi, mühendislerin mesleki ve teknik bilgilerini artıracak eğitim çalışmaları organize ederek üyelerinin ve sektör çalışanlarının gerek kişisel, gerekse mesleki anlamda en üst düzeyde gelişimlerini desteklemeyi hedefler. Başta yıldırımdan korunma ve topraklama sektörünün gerektirdiği elektriksel koruma ve iş güvenliği konuları olmak üzere ilgili mühendislik temel kavramlarının pekiştirilmesini ve yeni teknolojik gelişmelerin aktarılmasını sağlayan teknik eğitim ve seminerler ile üniversite öğrencilerinden yeni mezun mühendislere, çalışan tekniker ve mühendislerden kurumsal firmalara kadar tüm kesimlerin mesleki gelişimlerini artırmayı hedefler. Ayrıca dernek bünyesinde oluşturulması planlanan Ar-Ge fonu ile de üniversite öğrencilerinin projelerinden uygun bulunanlara maddi destek sağlanacaktır. Bunların yanında derneğimiz, üyelerine yakın zamanda sertifikalanma imkanı sağlayacaktır. Böylelikle üyelerimiz, derneğimizde alacakları eğitim neticesinde sertifika sahibi olarak yıldırımdan korunma konusunda ülkemizde tercih edilen kişiler haline geleceklerdir. Ayrıca üniversitelerden yeni mezun olmuş veya öğrenimine devam eden öğrencilerden oluşan üyelerimize ise bünyemizde bulunan kurumsal üyelerimizin imkanları dahilinde iş ve staj öncelikleri tanınacaktır.

Mevcut Topraklama Yönetmeliği, aranılan bilgiye ulaşabilmek için pratik hazırlanmış bir yönetmelik değildir. Uygulayıcı teknik ekip dahi zaman zaman uygulamayı anlayabilmekte zorluk yaşayabilmektedir. Olması gereken doğru bilgiyi en dolaysız ve pratik yoldan aktaran bir yönetmelik haline gelmesi için bazı değişiklikler yapılmasıdır.

Sektörde yaşanan sorunlar nelerdir? Bunların çözümü için dernek olarak yürüttüğünüz faaliyetler konusunda bilgi verir misiniz?
Sektörde mevzuat boşluklarından dolayı yaşanan sıkıntılara ilave olarak denetim mekanizmasında da sıkıntılar yaşanmaktadır. Uygun üretim yapan sanayiciler, ekonomik olarak rekabette zorlanmakta, kaliteden ödün vermeden üretim yapmanın yollarını aramak durumunda kalmaktadır. Bu noktada tüketici bilinci geliştirmek derneğimizin faaliyetleri arasındadır. Bilinçli tüketici, ihtiyacına çözüm ararken ekonomik kriterlerin yanı sıra kalite ve standartlara uygun üretim koşulları ararsa standart dışı üreticiler doğrudan elemine olacaktır. Bu durumda uygun üretim yapan firmaların rekabet koşullarından dolayı yaşadığı ekonomik sıkıntılar da ortadan kalkmış olacaktır. Globalleşen dünya, Türkiye’de de bazı değişimlere yol açıyor. Dünyaca ünlü bazı firmalar Türkiye’de iş kurup sektörümüzde gelişmeleri ve teknolojiyi takip edemeyen firmaları taşeron firmalara dönüştürmektedir. Bu arada da kendi kriterlerini dayatarak yerli firmaları yani Türk firmalarının gelişimini zorlaştırmaktadırlar. Bu tür dayatmalara karşı ülke gerçeklerine göre ülkemizin çıkarlarını koruyacak şekilde strateji geliştirerek çalışmak hedefimizdir. Dernek olarak, meslek ve ticaret odaları, üniversiteler ve kamu kuruluşları ile iletişim ve uyum içinde organizasyonlar düzenleyeceğiz. Derneğimize daha fazla üye çekerek bilincin çeşitli bileşenler tarafından oluşmasını sağladıktan sonra, faaliyet alanlarımızda dünya ile rekabet edecek gelişim ve buluşlar ile mühendislik disiplininin ve ülkemizin bu konuda teknolojik gelişiminin tamamlanmasıyla uluslararası arenada söz sahibi olabilmeyi hedeflemekteyiz. Yıldırımdan korunma konusuna özellikle Avrupa ülkelerinde çok önem verilirken ülkemizde ciddi yürütülen projeler ve mühendislik çalışmaları haricinde konu çok fazla önemsenmeyip yalnızca yüksek maddi hasarlar ve can kayıplarının olduğu durumlarda dikkate alınıp haberler yapılıyor. Dolayısıyla bizde yaygın olmayan veya birincil derecede önemsenmediğini düşündüğümüz bu konu çok yavaş genelleşiyor. Şimdiye kadar sektörle ilgili bilinç düzeyini artırmak adına konunun tüm taraflarını bir araya getirdiğimiz lokal toplantılar ve yayınlar yürüttük. Yakın zamanda ise konuyu genele yaymak adına öncelikle yurtiçi faaliyetlerimizi artıracak yönde çalışmalarımıza hız verip yazılı ve görsel medyada ses getirecek büyük çaplı toplantılar düzenlemeyi planlamaktayız. Sonuç olarak derneğimiz, hem üretici hem de tüketici haklarını göz önünde bulunduran, bu haklar doğrultusunda oluşacak kazanımlarla sektör bilinci oluşturmayı hedefleyen bir dernektir. Bu hedefler doğrultusunda işbirliği yapmak isteyen tüm sektör bileşenlerini aramızda görmekten büyük mutluluk duyarız.

Röportaj: Kerem KURUL / 3E Electrotech

http://www.bilesim.com.tr/dergi.php?git=yazi&id=9511

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir